KİTAP OKUMAYA VAR MISINIZ?

KİTAP OKUMAYA VAR MISINIZ?

KİTAP OKUMAYA VAR MISINIZ?

Öğrenmenin en önemli motivasyonu olan merakı uyandırmak ancak okumakla ve okutmakla mümkün olur. Dünyanın yaşam boyu öğrenmeye geçtiği bu çağda, unutulmaması gereken -Ovidus’un dediği gibi- yetişen zekalarını kitaplarla beslemeyen uluslar yok olmaya mahkumdurlar. Bir araştırmanın sonucuna göre Türkiye’de kitaba elini sürmeyen 50 milyon insan “yaşıyor”.

Gürün Kaymakamlığı olarak kitap okumanın altınla eşdeğer olduğu düşüncesiyle ilçemizde okuma alışkanlığını geliştirmek ve öğrencilerimizi okumaya teşvik etmek amacıyla bir kitap okuma kampanyası başlattık. 31 Aralık 2007 tarihine kadar devam edecek olan kampanyamız süresince öğrencilerden 10 kitap okuyana 1, 15 kitap okuyana 2, 20 kitap okuyana 3 çeyrek altın hediye edileceğiz. Öğrencilerin çeyrek altın hediyesini kazanabilmeleri için okudukları kitapların özetini yazmaları ve sınıflarında sunum yapmaları gerekecek. Okunacak kitap seçimi tamamen serbesttir ve herhangi bir dayatma yapılmayacaktır. Bu süreçte öğrencilerimiz bir taraftan okuma alışkanlığını geliştirirken diğer taraftan da kitabın özetini çıkararak yazma kabiliyetlerini geliştirecekler, sınıflarında anlatırken de hitabet güçlerini arttıracaklar ve kendi özgüvenlerini kazanacaklardır.

Kitap okumak insana her alanda kazandırır. Biliyoruz ki; kitaplar dilin kullanımını geliştirir ve yaşama tarzlarını öğretir. Çocuklar kitapla insanları tanıyıp değerlendirebilir. Roman ve hikâyelerin akışı içinde insanların davranışlarını tanır. Buradan hareketle, hangi davranışa sahip insanlarla dost olunacağını ve hangi davranışlardan da uzak durulacağını sezer hale gelir. Hayatla alâkalı problemleri ve onların çözümlerini kitaptan okuyan çocuk, kendi hayatında benzer bir problemle karşılaştığında ben bunun çözümünü biliyorum, der. Kitap insana hayal kurmayı; insanları, tabiatı, canlıları sevmeyi öğretir. İcatlara ve teknolojiye merak uyandırır. İnsanın kâinattaki yerini ve görevini bildirir. Okuduğu hikâyeler ona karıncanın ezilmeyeceğini, kuş yuvalarının bozulmayacağını, hayvanların aç ve susuz bırakılmayacağını, ormanların yakılmayacağını öğretir. Yalan söylemenin kötülüğünü, hırsızlığın, kavga ve savaşın çirkinliğini vicdanında hissettirir. Çocuğa; nasihatle veremediğimiz insanları sevme, karşılıksız iyilik yapma, cesaret, azim, mütevazılık, kendine hedef koyma, başarılı olmak için çalışma gibi değerleri, çocuk okuduğu kitaplardaki kahramanları taklit ederek kendiliğinden kazanır. Kitap, aynı zamanda bir eğlence aracıdır. Bilmece ve bulmacalar, zekâ oyunları ve fıkralar, çocuğu; hem eğlendirir, hem zihnini geliştirir, hem de ibretli dersler verir.

İlçemiz genelinde başlatmış olduğumuz ‘GÜRÜNLÜ OKUR’ kitap okuma kampanyasına duyulan ilgi ve heyecan her geçen gün artmaktadır. Özellikle çocuklarımızın ve öğretmenlerimizin bu kampanyaya istekli katılımları bizleri sevindirmekte ve mutlu kılmaktadır. Amacımız bu yıl içerisinde okullarımıza sivil toplum kuruluşlarının ve vatandaşlarımızın destekleriyle onbin kitap kazandırmak ve ilçemizde 25 bin kitabın okutulmasını sağlamaktır.

Kampanyamızın başarılı olabilmesi için herkese görev düşüyor. Çocuklarımızın geleceği kendi evlerimizde(ellerimizde). Bunun için de Geleceğimiz Evimizde sloganıyla da her akşam 20:00-21:00 saatleri arasında Gürün’ün tamamında televizyon ve bilgisayar gibi elektronik aletlerin kapatılarak çocuklarla birlikte başta anne ve babalar olmak üzere evde bulunan herkesin birlikte kitap okumalarını istiyoruz. Bunun gerçekleşebilmesi içinde ebeveynlere önemli görevler düşüyor. Çünkü çocuk yaşadığını, gördüğünü öğrenir. Anne ve babalar çocuk için bir modeldir. Çocuklarda onları kendilerine örnek alacaklardır. Biz çocuklarımızın gelecekte nasıl olmasını istiyorsak, bugün bizlerde öyle yaşamak zorundayız. Çocuklarımız, ülkemizde en fazla ihmale uğrayan, sadece kafalarına bilgi yüklenen, televizyonun ve bilgisayar oyunlarının kuşatması altında olan en kıymetli varlığımızdır.

Bu kampanyanın verdiği heyecanla evlerimizde çok önemli bazı faaliyetleri gerçekleştirebiliriz. Öncelikle evlerimizde hem bizlerin hem de çocuklarımızın kolayca ulaşabileceği, farklı türdeki kitapları içeren bir kitap köşesi oluşturabiliriz. Eğer televizyonun karşısından kalkamayıp, kitap okuyamıyorsak, çocuğumuzun da bir kitap kurdu olmasını bekleyemeyiz.

Gürün Kaymakamlığı olarak, kitap okumak için her ortamı müsait hale getirmeye çalışıyoruz. Bu kapsamda ilçede bulunan tüm kahvehanelerin bir ay içerisinde kıraathaneye dönüştürülmesini istedik. Kitaplığı olmayan, günlük gazete almayan kahvehanelerin ruhsatlarının iptal edeceğiz. Resmî kayıtlara göre Türkiye’de 394 bin kütüphaneye karşılık 400 binden fazla kahvehane bulunuyor. Ülkemizde kitap okuma oranının yalnızca yüzde 4,5 olduğunu yapılan araştırmalar göstermiştir. Türkiye; okuma alışkanlığında Libya, Malezya ve Ermenistan gibi geri kalmış ülkelerin de içinde yer almış olduğu 173 ülke arasında 86. sırada yer almaktadır. Bu rakamlar artık çözüm önerilerimizi paylaşmamız gerektiğini gösteriyor. Türkiye ile diğer ülkeleri kıyasladığımızda; kitaba harcanan paranın, kişi başına düşen kitap ve kütüphane sayısının, evlerde ve kütüphanelerde bulunan kitap sayısının, ders kitaplarında kullanılan kelime ve kavram sayılarının daha az olduğu tespit edilmiştir. Bütün bunların sonucunda karşımıza çıkan manzara şöyle: Okuma alışkanlığımız yetersiz. Başarımız düşük. Kalkınma hızımız yavaş. Daha çok okuyan toplumların daha çok geliştiğinin bir tesadüf olmadığı artık herkes tarafından bilinen bir gerçek. Öyleyse yapılması gereken hiç vakit kaybetmeden, öğrencilerimize zamanında okuma alışkanlığını kazandırmak ve bunu eğitim kalitemize yansıtabilmektir.

Unutmayalım ki ‘Bir ülkede, okumaya karşı istek artmadıkça, gaflet ve bu gafletten doğacak felaket azalmaz.’ B. FRANKLİN

Kitap okuyan toplumların her alanda başarı elde ettiği ve yaşam boyu öğrenmeyi kendilerine ilke edindikleri bir çağda bizimde ‘Beşikten mezara kadar ilim öğreniniz’ düsturunu yaşamamız gerekiyor. Rekabet gücünüze göre varolduğunuz bir dünyada artık ‘kitap okumak boş zaman işidir’ palavrasını fırlatıp atmak ve okumaya, ekmek gibi su gibi hatta hava gibi ihtiyacımız olduğunu fark etmemiz gerekiyor. Kısacası kitap okumak için zaman ayırmalıyız.

‘GÜRÜNLÜ OKUR’ Kitap Okuma Kampanyası’nda bizimle birlikte çalışan bütün eğitimcilere, kitap okuyacak öğrencilere ve kampanyamıza destek veren herkese çok teşekkür ediyorum. Bu duygu ve düşüncelerle, çok kitap okumalı günler dileğiyle, herkese sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Davut GÜL

Gürün Kaymakamı

Bu gönderiyi paylaş

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.